14 Nisan 2010 Çarşamba

çürük

Bu almanlar da bizim Türkler gibi çıktı !
Hani pazarda falan en öne güzel güzel elmaları, portakalları koyarlar da arka tarafta çürükleri doldururlar da; evde bizden sevgi dolu sözleri yerler ya..
Marketten aldığım altılı paketlenmiş caanım güzelim kıpkırmızı elmaların tam 3.cüsünü yiyecektim ki bi baktım altı komple çürümüş. kazıkçı almanlar bir elmamı yediler.

12 Nisan 2010 Pazartesi

turşu

almanlar kafayı yemiş olmalı ya. kendi aralarındaki iletişimsizliği, sevimsizliği; her şeyi şekerli hatta çok şekerli yiyerek olayı kapatabilceklerine o kadar inanmış olmalılar ki; turşuları bile tatlı be!
o kadar kavanozun arasından özene bezene seçtiğimiz, aş ermişçesine zevkle kapağını açtığım kavanozdan tatlı salatalık turşuları* çıktı:(
tuzlayıp mı yesem ne?

*annemin turşularına hasretle

6 Nisan 2010 Salı

okulmuş.parkmış.pazarmış.





geçmiş günlerde olanları, gördüklerimi aralara sıkıştırırım ama ben bugün anlatmak istiyorum.

bugün ilk kez okul namına bir şey yaptım ve
Erasmus danışmanıma gittim.
(Şaka değil gerçek; tıpkısının aynısı. fazlası var eksiği yok. hatta fazladan bir de sol parmağında yüzüğü var.=) "sahibine" deyip mevzuyu kapıyoruz=))
Seçmem gereken dersler hakkında azıcık konuştuk falan. 2 aylık Almanca kursu için iyi konuştuğumu söyleyip beni berhudar* etti=)
Burada en sevdiğim şeylerden biri bu. Erasmus"a İngilizcemi geliştirmek için geldiğimi söylediğimde; "hmm.. iyi konuşuyorsun aslında." ya da "sadece 2 ay Almanca gördüm" dediğimde "ona göre; iyi" demeleri. Bazen anlatmaktan, anlamaya çalışmaktan ve de anlatamamaktan yorulsam da çat&pat ilerliyor bir şeyler.
İlk günler resmen yorgun düşüyordum akşamları. Düşününce bir şeyleri anlatmaya çalışırken çok fazla beden dili kullanmanın da etkisi olduğuna kanaat ettim.=)
Konuşma olayı bazen çok karışık olabiliyor. Türkçe düşünüp, Almanca dinleyip, İngilizce konuşmak zorundayım=) Cümleye Almanca başlayıp, İngilizce tamamladığım da olmuyor değil hani=)


~ Clara-Zetkin Park ~


Şu sıralar haritalarla, şehir planı ve adreslerle çok haşır neşirim.(mecburen!) Her gün evrak işleriymiş, okulmuş, akşam buluşmalarıymış niyetine yeni yerler keşfetmem gerekebiliyor. sokaklarda elde adres, harita bit bit geziniyorsun. Pek hoş değil tabi.
İşte okulun adresini ararken de , hafta sonu gittiğim parkın yanından geçtim. Buradaki parklar öyle bizimkilere pek benzemiyor. Bildiğin kocaman çimenlikleri var. Piknik gibi gelip yayılıyorlar çoluk çocuk yaşlı genç. Hafta içi&sonu pek farketmiyor bunlara. Çalışma saatleri de bi ilginç olduğundan hep birileri oluyor yayılan. Pikniğe gelmişler ama yemek pek yok; öle bizdeki gibi mangallar, müzikler falan.. sakin sakin herkes. anlamıyorum nasıl bu kadar sessiz. çocukları bile sessiz oynamaya programlamışlar sanki. çok arada sırada duyuyosun yani.



Okuldan sonra da tramvayın yolunu bulmaya çalışırken; merkezin ortasındaki pazara düştüm. küçük ama. pazar her yerde aynı galiba. hemen "3€.. 5€" demeye başladılar ama boşuna=) anlamıyorum=) merkezde eve kadar taşımayacağımı anlayıp bakmaktan vazgeçmiştim ki; portakal ikram ettiler her ne kadar konuşamasam da=) aynı bizim karpuzcular gibi=)) C vitaminimi alıp döndüm eve yani=))
ama burada pazarlık* pek yok sanırız. Dilruba çiçek alırken yapmaya kalkıştı, tüm uyarılarıma rağmen ama adam yemedi, garip garip baktı hatta. neyse; öğrenmiş olduk.=)

4 Nisan 2010 Pazar

selam




evvvett..

Bir çoğunuzun bildiği gibi ben Almanya"dayım. Sağım. Sağlamım. Geleli bir 15-20 gün oldu. Konuştuklarım oldu ama konuşamadıklarım için baştan alıyorum buralarını. İlk günler zordu; yalan yok şimdi. Ama alıştım. Yani kendinizi sokakta bir düşünün; hiç bir yeri bilmiyorsunuz. Çevrenizdeki herkes bir şeyler söylüyor, konuşuyorlar ama hiç bir fikriniz yok. Her şey yabancı. Zordu yani.
İngilizce herkes konuşmuyor burada. Ondan daha da bir zorlandım. Şimdi ben biraz Almanca, onlar biraz İngilizce çat pat anlaşıyoruz=)
Şimdi ben buraya niye yazıyorum; ne yazacağım.
Şöyle ki; gördüklerimi, öğrendiklerimi, fark ettiklerimi herkese iletemeyebiliyorum, unutabiliyorum. Buradan toplu bir anlatım yapmış olabileceğim.
Ve bir şekilde Almanya ya da Leipzig hakkında bir şeyler merak edenlere; tıpkı
Ebru"nun yaptığı gibi, yardımcı olabilirim diye düşündüm.
Haydi rastgele.